ÇANKAYA'DAN BAKINCA...
21/04/2007 - 10:37
"MEDYAYI
hayretle izliyorum!..." Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Atatürk
Köşkü açılışında söylediği bu cümleyle neyi kastettiğini anlamamak
için, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan tarihli
basın toplantısında verdiği mesajları anlamayanlar gibi algılama
sorununun bulunması gerekir.
Sezer
ile Orgeneral Büyükanıt'ın önceki gün Köşk'te yaptıkları açıklamalar
çok çarpıcıydı. Biz de bunları, televizyonların 'flaş haber' olarak
duyurmasını, gazetelerin de "manşet"ten vermesini bekliyorduk. Ancak,
birkaç gazete ve televizyon kanalı dışında kimseler görmedi. Sezer ve
Orgeneral Büyükanıt'ın, Çankaya semalarından ateşlediği bomba gibi
sözleri duymamak ve yayınlamamak için, medyanın sağır ve kör olması
gerekir diye düşündüm. Evet evet; medyamızın büyük bir bölümü
özürlüydü; çünkü duymuyor, görmüyor ve yazamıyordu. Tıpkı,
Cumhurbaşkanı'nın işaret ettiği Harp Akademileri'ndeki önemli
konuşmasını görmedikleri gibi. Peki, Sezer o gün ne demişti?
"Gerici
tehdit sinsi bir gölge gibi. Laik Cumhuriyet'in temel değerleri ilk kez
açıkça tartışma konusu yapılmaktadır. İç ve dış güçler bu konuda aynı
amaç doğrultusunda çıkar birliği içinde hareket etmektedir. Ulus
devletin ulus birliği ve ülke bütünlüğünün , tekil devlet ve laik
Cumhuriyet'in koruyucusu ve güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri de
ilk kez iç ve dış odakların hedefi durumuna gelmiştir."
"Siyasal
rejim şimdiye kadar hiç olmadığı boyutlarda ağır bir tehdit altındadır"
uyarısı yapan Cumhurbaşkanı Sezer'in bu açıklamasına "Sezer ülkeyi
gerdi" şeklinde başlık atan dinci basınımızın da bu arada miyop
olduğunu fark ettik. Tabii burada "Sağır duymaz uydurur" gibi bir
deyişi kullananlar da var; ama ben o nezaketsizliği yapmam...
Köşk notları...
Cumhurbaşkanı
Sezer'e Ankara mitingi ve Harp Akademileri'ndeki konuşmasının
yankılarının nasıl olduğunu soruyoruz. Tek kelimeyle 'Evet' diyor.
Sohbetleri
sırasında oldukça kısa ve öz cümleler kullanarak konuşan Ahmet Necdet
Sezer'in biraz dolmuş olduğunu fark ediyorum. "Sayın Cumhurbaşkanım siz
'Rejim tehlikede' dediniz. Başbakan Erdoğan 'Ne oluyor da rejim
tehlikede oluyor' diye yanıt verdi. Hatta halkın çoğunluğunun sizin
gibi düşünmediğini söyledi" dediğimizde, "Onun için mi milyonlarca
insan Ankara'da toplandı? Dış güçlerce ılımlı İslam Cumhuriyeti'ne
dönüştürülmek istenen Türkiye'nin kısa sürede radikal İslam tehdidiyle
karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır" ifadesini kullandı.
"Türkiye'nin
laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan
etkinlikler ile dini politikaya yansıtma çabaları toplumsal
gerginlikleri artırmaktadır" diyen Cumhurbaşkanı Sezer'e son olarak,
"Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda hiç bir şey
konuştunuz mu?" diye sorduk. Sezer'in bu sorumuza yanıtı ise manidardı;
" Hiç merak etmiyorum; çünkü benden önce size söyler."
Başkent şok kararı konuşuyor
Devletin
zirvesindeki birçok önemli isim her ne kadar dillendirmese de artık
sağır sultan bile Başbakan Erdoğan'ın gönlünde Cumhurbaşkanlığı
makamının yattığını biliyor. Aday olup olmayacağı yönünde
spekülasyonlar devam ederken ortya atılan birçok isim tutmayınca,
çareyi MKYK toplantısı sonrasında "Şok bir karar alacağız, herkes
şaşıracak" şeklinde açıklama yapmakta bulan Erdoğan'ın şok kararı
nedir?
"Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun aday olması" desek,
zaten aylardır ismi konuşuluyor yani şok olmayız. "Meclis Başkanı
Bülent Arınç mı aday olacak?" diye düşünsek, o da zaten "Tayyip Bey
olmazsa ben adayım" demişti.
Yani o da sürpriz olmaz. AKP dışından olma ihtimali yok; çünkü Başbakan Erdoğan o kapıyı da kapattı...
Peki neye şok oluruz?
"Genel seçimleri erkene alıp, Cumhurbaşkanlığı seçimini bir dahaki Meclis'e bırakalım" kararına değil mi?
Lütfen bizi şok et ve Türkiye'yi gerginlik ve stresten kurtar sayın Başbakanım.
Sandık demokrasiyse, demokrasiden kaçılmaz!...
Metin ÖZKAN
21/04/2007 - 10:37
"MEDYAYI
hayretle izliyorum!..." Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Atatürk
Köşkü açılışında söylediği bu cümleyle neyi kastettiğini anlamamak
için, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan tarihli
basın toplantısında verdiği mesajları anlamayanlar gibi algılama
sorununun bulunması gerekir.
Sezer
ile Orgeneral Büyükanıt'ın önceki gün Köşk'te yaptıkları açıklamalar
çok çarpıcıydı. Biz de bunları, televizyonların 'flaş haber' olarak
duyurmasını, gazetelerin de "manşet"ten vermesini bekliyorduk. Ancak,
birkaç gazete ve televizyon kanalı dışında kimseler görmedi. Sezer ve
Orgeneral Büyükanıt'ın, Çankaya semalarından ateşlediği bomba gibi
sözleri duymamak ve yayınlamamak için, medyanın sağır ve kör olması
gerekir diye düşündüm. Evet evet; medyamızın büyük bir bölümü
özürlüydü; çünkü duymuyor, görmüyor ve yazamıyordu. Tıpkı,
Cumhurbaşkanı'nın işaret ettiği Harp Akademileri'ndeki önemli
konuşmasını görmedikleri gibi. Peki, Sezer o gün ne demişti?
"Gerici
tehdit sinsi bir gölge gibi. Laik Cumhuriyet'in temel değerleri ilk kez
açıkça tartışma konusu yapılmaktadır. İç ve dış güçler bu konuda aynı
amaç doğrultusunda çıkar birliği içinde hareket etmektedir. Ulus
devletin ulus birliği ve ülke bütünlüğünün , tekil devlet ve laik
Cumhuriyet'in koruyucusu ve güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri de
ilk kez iç ve dış odakların hedefi durumuna gelmiştir."
"Siyasal
rejim şimdiye kadar hiç olmadığı boyutlarda ağır bir tehdit altındadır"
uyarısı yapan Cumhurbaşkanı Sezer'in bu açıklamasına "Sezer ülkeyi
gerdi" şeklinde başlık atan dinci basınımızın da bu arada miyop
olduğunu fark ettik. Tabii burada "Sağır duymaz uydurur" gibi bir
deyişi kullananlar da var; ama ben o nezaketsizliği yapmam...
Köşk notları...
Cumhurbaşkanı
Sezer'e Ankara mitingi ve Harp Akademileri'ndeki konuşmasının
yankılarının nasıl olduğunu soruyoruz. Tek kelimeyle 'Evet' diyor.
Sohbetleri
sırasında oldukça kısa ve öz cümleler kullanarak konuşan Ahmet Necdet
Sezer'in biraz dolmuş olduğunu fark ediyorum. "Sayın Cumhurbaşkanım siz
'Rejim tehlikede' dediniz. Başbakan Erdoğan 'Ne oluyor da rejim
tehlikede oluyor' diye yanıt verdi. Hatta halkın çoğunluğunun sizin
gibi düşünmediğini söyledi" dediğimizde, "Onun için mi milyonlarca
insan Ankara'da toplandı? Dış güçlerce ılımlı İslam Cumhuriyeti'ne
dönüştürülmek istenen Türkiye'nin kısa sürede radikal İslam tehdidiyle
karşı karşıya kalması kaçınılmaz olacaktır" ifadesini kullandı.
"Türkiye'nin
laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan
etkinlikler ile dini politikaya yansıtma çabaları toplumsal
gerginlikleri artırmaktadır" diyen Cumhurbaşkanı Sezer'e son olarak,
"Başbakan Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda hiç bir şey
konuştunuz mu?" diye sorduk. Sezer'in bu sorumuza yanıtı ise manidardı;
" Hiç merak etmiyorum; çünkü benden önce size söyler."
Başkent şok kararı konuşuyor
Devletin
zirvesindeki birçok önemli isim her ne kadar dillendirmese de artık
sağır sultan bile Başbakan Erdoğan'ın gönlünde Cumhurbaşkanlığı
makamının yattığını biliyor. Aday olup olmayacağı yönünde
spekülasyonlar devam ederken ortya atılan birçok isim tutmayınca,
çareyi MKYK toplantısı sonrasında "Şok bir karar alacağız, herkes
şaşıracak" şeklinde açıklama yapmakta bulan Erdoğan'ın şok kararı
nedir?
"Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun aday olması" desek,
zaten aylardır ismi konuşuluyor yani şok olmayız. "Meclis Başkanı
Bülent Arınç mı aday olacak?" diye düşünsek, o da zaten "Tayyip Bey
olmazsa ben adayım" demişti.
Yani o da sürpriz olmaz. AKP dışından olma ihtimali yok; çünkü Başbakan Erdoğan o kapıyı da kapattı...
Peki neye şok oluruz?
"Genel seçimleri erkene alıp, Cumhurbaşkanlığı seçimini bir dahaki Meclis'e bırakalım" kararına değil mi?
Lütfen bizi şok et ve Türkiye'yi gerginlik ve stresten kurtar sayın Başbakanım.
Sandık demokrasiyse, demokrasiden kaçılmaz!...
Metin ÖZKAN
Powered by ScribeFire.