15 Ekim 2009 Perşembe
Akşam heberlerinde bir teyzemiz, eylemcilere kızıyordu. Diyordu ki, “neye isyan ediyorsunuz?”, “ana babanız sizi okutmak için neler çekiyor biliyor musunuz?” vs. Teyzemiz kızgındı eylemcilere, neye isyan ettiklerini anlamıyordu. Ne kadar tuhaftır ki, kimse de denemedi neye isyan ettiklerini teyzeye anlatmayı. Evet, belki haklısınız, teyze kesinlikle anlayamaz onları, ama, yine de birileri denemeli anlatmayı ki, anlayıp anlayamayacağını bilelim.
Biri artık bu teyzelerimize demeli ana babamızın bizi okutmak için çektiklerinin ve hatta kendisinin çocuklarını okutabilmek adına çektiklerinin başlıca sebebi IMF toplatısında protesto edilenlerdi. Onlar hala yüssüzce ölecek çocuklardan ve işsiz kalacak insanlardan bahsaediyorlardı. Üstelik tüm bunların sebebi yine aynı politikaları sürdürmeleri olacak iken, üstelik, ölecek bebekleri ya da işsiz kalacak yetişkinleri umursadıklarından falan değil, sadece kendi zenginliklerinin tehlikeye gireceğini düşündüklerinden…
Evet, ıonlar için bu tezenin, çocuklarının ya da bizim ve ailelerimizin hiçbir değeri yoktu. Önemli olan tek şey onların zenginlikerinin sürdürülmesiydi. İşte bunun için hayatlarımızın zorluklarla dolu geçmesini, bebeklerin ölmesini, işsiz yığınları, ucuz işgücü adına kendi devletlerince sömürüye açılan ücretli köleleri destekliyordı. Üretim ve ezilip sömürüllme onların medeni ütopyalarının dışında ve uzağında olsun ki, olası bir isyanda yıkılmasın kirli saltanatları diyee...
Teyzemiz bunu bilmeksizin bağırıp çağırıyordu eylemcilere. Ne güzel ülkeleri var kardeş kardeş yaşayıp gitmedikleri için. Aslında farkında olmadan da olsa, sömürülmek istemedikleri için, bebekler ölmesin istedikleri için, işsiz kalan milyorlarla birlikte onun çocuları da işsiz kalmasın istedikleri için, hayatlarımız bu kadar zor olmasın istedikleri için kızıyordu onlara.
Teyzeye anlatmayı mı denemedik, yoksa denedik de anlatamadık mı, yoksa o mu anlamadı bilinmez, ama, teyze neye kızması gerektiğini bile bilmeden yanlış kişiiere kızıyordu.
0 Comments:
Post a Comment